BİZİ YALNIZ BIRAKMAMAK İÇİN LÜTFEN ;

30.04.2010

KÜRTAJ

 bir bebeğin yarım kalan mektubu...


5 ekim: Bugün var edildim. Buradayım. Varım. Müthiş bir duygu bu. Var olduğumu henüz annem ve babam bilmiyor.

Bir elma çekirdeğinden bile küçüğüm. Ama ne de olsa, ben benim. Varım ya! Bu bana yetiyor. Henüz bedenim belli belirsiz, yüzüm yok ama, varlığımı ve benliğimi hissedebiliyorum. Bir kız olacağım ve bahar...da çiçekleri seveceğim.

19 Ekim: Biraz büyüdüm. Kımıldamam mümkün değil. Annem henüz farkında değil ama onun kanıyla besleniyorum. Kalbini dolaşıp gelen sımsıcak kan bana geliyor. Beni sevecek bir kalbin kıpırtılarını şimdiden hissediyorum. Annem beni çok sevecek. Annem için güzel bir sürpriz olacağım.

23 Ekim: Hiç göremediğim bir el ağzımı biçimlendirmeye başladı. Dudaklarımda onun dokunuşunu hissediyorum. Bu "el"in dokunduğu yerler dudağım damağım oluyor. Düşünün bir yıl sonra bu elin dokunduğu yerde tebessümler açacak, güleceğim. Dudağımdan ve dilimden sözler dökülecek. Herhalde önce "Anne!" diyeceğim. Anne duyuyor musun beni? Seninle konuşacağım. Sana güleceğim. Kimilerine göre hâlâ daha var değilmişim, Nasıl olur? Varım ve gülücükler sunacak dudaklarım da olmak üzere ya, Hem sonra bir ekmek kırıntısı ne kadar küçük olursa olsun yine ekmektir. Öyle değil mi anneciğim? Ah bir konuşabilsem!

27 Ekim: Bugün pek mutluyum. İçimde tatlı bir kıpırtı başladı. Artık bir kalbim var. Kalbim atmaya başladı. Hayatım boyunca böyle atıp duracak. Sevgilerle dolduracağım kalbimi. Tıpkı anneminki gibi... Annem bedeninde iki kalbin birden atmaya başladığını bilseydi ne kadar sevinirdi! Duyuyor musun anne?

2 Kasım: Her gün biraz daha büyüyorum. Kollarım ve bacaklarım da biçimlenmeye başladı. Hele bir büyüsün kollarım bak nasıl kucaklayacağım seni anneciğim. Şu ayaklarım da tamamlansın da, beraber çiçekli bahçemizde yürürüz. Belki birlikte okula gideriz.

12 Kasım: Ah evet, Bunlar, bunlar ne kadar sevimli ve küçük şeyler. Aman Allah'ım parmaklarım da çıkmaya başladı. Bunlarla çiçek toplayacağım, annemin elini tutacağım, kalem tutacağım. Belki de güzel bir şiir yazacağım. Anneciğim, orada mısın? Ellerimi ellerinin arasına koymak için sabırsızlanıyorum.

20 Kasım: Oh, nihayet.. Annem doktora gitti. Burada olduğumu öğrendi.. Yaşasın! Doktor teyze özel bir cihazla gördü beni. Ultrason diyorlarmış. Resmimi bile çekti. Sevinmiyor musun anneciğim? Seneye kalmaz kollarının arasında olacağım,

25 Kasım: Artık babam da burada olduğumu biliyor. Fakat henüz kız olduğumun farkında değiller. Onlara sürpriz yapacağım..

10 Aralık: Bugün yüzüm tamamlandı. Artık iki güzel gözüm, bir küçük burnum, dudaklarım ve yanağım var, Anneme benziyorum galiba,

13 Aralık: Artık çevreme bakabiliyorum. Etrafım çok karanlık ama olsun. Yine de mutluyum. Yaşıyorum ve varım. Kısa bir süre sonra gün ışığını görebileceğim, renkleri ve çiçekleri tanıyacağım. Rüyamda gördüm. Dünyada gökkuşağı diye bir şey varmış.. Onu çok merak ediyorum.. Anneciğim, babacığım sizin yüzünüzü de göreceğim. Tanışacağız,. Mutlu olacağız. Gülüşeceğiz..

24 Aralık: Kulaklarım daha iyi duyuyor artık. Anneciğim, senin kalbinin seslerini duyuyorum. Benim kalbimin atışlarını da sen duyabiliyor musun? Hatta sesini bile tanıyabiliyorum. Sesin ne kadar tatlı, Hiç duymadığım bir şey bu, Güzel ve sağlıklı bir kız olacağım. Kollarında uyuyacağım, yüzüne bakacağım, o tatlı sesini dinleyeceğim. Benim için ninni de söyleyecek misin anneciğim? Sen de beni özlüyorsundur mutlaka, Beni koklayacaksın.. Çok seveceksin, değil mi?

28 Aralık: Anne burada bir şeyler oluyor. Doktor abla neden mutsuz bakıyor böyle... Sen acı çekiyor gibisin. Kalp seslerin değişti... Sustun. Benimle niye konuşmuyorsun anne? Anne, Anne, Anneciğim, Yüzümde soğuk bir şey hissediyorum. Anne, yüzümü parçalıyorlar... Anne bir şeyler yap, Anne, Kolumu çekiyorlar anne, Canım yanıyor anne... Anne, Ayaklarımı parçalıyor bu şey anne... Beni sana bağlayan damarı kopardılar anne, Anne kalbimi parçalıyorlar, Anneciğim, Anne, Anne, An,,

Ah! Kürtajınız tamamlandı hanımefendi. Geçmiş olsun !...

28.04.2010

KÜTÜKTEN PUF YAPALIM :))

Değişik ,ilginç,güzel,kullanışlı
Dışarıda (piknik , bahçe v.s.) yorulduğumuzda çekip oturduğumuz o sert,rahatsız kütükleri yumuşatmışlar, şekil vermişler ve bu hale getirmişler. Ne kadar doğal . Tabii hayalgücünde sınır yok , yapmak isteyenler kendi hayalgüçlerinide katabilirler olaya , Dışı boyanabilir, üzerinde farklı renklerde kumaş kullanılabilir , etrafı kumaşla kaplanabilir, hatta üzerinde sanatınızı da icra edebilirsiniz. (Oymacılık) Yapmak isteyene seçenek çok , düşünce gücünde sınır yok...

27.04.2010

Bilim, Algılayanın "Ruh" Olduğunu Kabul Etti !!!

Bilim, Algılayanın "Ruh" Olduğunu Kabul Etti !!!Paylaş.. 07 Nisan 2010 Çarşamba, 18:34


Bilim insanları bilinçli bir gözlemcinin varlığını bilmektedir. Bu gözlemci (yani biz) olayları görmekte, yargılamakta düşünmekte yani gözlemlemektedir. Bilim adamlarının ilk sordukları soru şu olmuştur: “Bu gözlemci kim ve beynin neresinde?”. Bu konuda en iyi açıklamaları “Ne biliyoruz ki?” adlı yarı belgesel yarı kurgu filmde buluyoruz. “Ne biliyoruz ki?” isimli belgeselde gözlemci hakkındaki düşünceler şu şekilde belirtiliyor;

 


Fred Alan Wolf (Fizikçi, okutman ve yazar)





“Kuantum fiziği açısından bir gözlemcinin ne yaptığını biliyoruz. Fakat gözlemcinin aslında kim veya ne olduğunu bilmiyoruz. Sanmayın ki bir yanıt bulmaya çalışmadık. Baktık. Kafanızın içine girdik. Ne kadar delik varsa hepsine baktık, gözlemci denen şeyi bulmak için, ama hiç kimse yoktu. Beyinde kimse yok. Kortikal bölgelerde kimse yok. Alt- kortikal bölgelerde, limbik bölgelerde hiç kimse yok. Gözlemci diye biri yok oralarda. Yine de, hepimiz, dışarıdaki dünyayı gözlemleyerek gözlemcilik yapmışızdır.” Fred Alan Wolf (Fizikçi, okutman ve yazar)







Ramtha (Kuantum Fiziği Uzmanı)





“Gözlemci midir? Kuantum parçacıklarının akıl almaz, acayip dünyasını ve nasıl tepkide bulunduklarını anlamakta bu denli müşkül olan. Buna hala gözlemci denir mi?” Ramtha







William Tiller (Profesör, Stanford Ünb. Madde Bilimi ve Mühendisi)


“Benim modellememe göre gözlemci, dört katmanlı biyo-beden giysisinin içindeki ruhtur. Yani makinenin içindeki cin gibidir. Aracı süren bilinçtir. Etrafını gözlemler. Dört katmanlı biyo-beden giysisinde, çevredeki uyarıları toplayan her çeşit duyumsal alıcı vardır.” William Tiller (Emekli Profesör, Stanford Ünb. Madde Bilimi ve Mühendisi)


Kısacası beyinde gözlemciyi yönetecek bir işlev bulunamamıştır. Gözlemcinin varlığı da kesin olduğuna göre bu gözlemcinin ruh olduğunu söylemek hiçte zor değildir. Ramtha gözlemcinin ruh olduğunu bu şekilde dile getirmektedir.

Beyin Dalgalarıyla İletişim Başarıldı !

Telepati Değil; İnternetin Geleceği!


Düşünce okumak yakında gerçek olacak. Ama telepatiyle değil; internetle... İngiliz bilim insanları, birbirinden uzak iki insanın beyin dalgalarını internetten taşıyarak birbiriyle iletişim kurmasını sağladı.

Deneyde kullanılan sistemde, beyindeki elektrik sinyallerinin çözümlenerek “mesaj” halinde alıcıya gönderilmesi gerçekleşti.

Araştırmada insan beynindeki elektrik sinyallerini alan elektrotlar ve özel yazılım yüklü bilgisayarlar kullanıldı. İlk denekten sırayla sol ve sağ elini kaldırdığını düşünmesi istendi. Ama kişi elini gerçekten kaldırmadı.

Bu başlangıç deneyinin, konuşamayan ve hatta gözlerini bile kıpırdatamayan engelli insanlara çare olacağı düşünülüyor.

Deney için geliştirilen cihaz, birinci denek sol elini düşününce “0”, sağ elini düşününce “1” yazdı. Bu bilgiler internetten, kilometrelerce uzaktaki ikinci deneğin bilgisayarına gönderildi. Bu kişinin bilgisayarındaki uyarı ışığı 0 geldiğinde bir kez, 1 geldiğinde iki kez yanmaya programlıydı. Uzmanlar şimdi ikinci kişiye bu bilgilerin ne anlama geldiğini göndermeye çalışacak.

Southampton Üniversitesi’nde bir grup bilim insani tarafından gerçekleştirilen deneyin yöneticisi Prof. Christopher James, “Bu telepati değil, internete alternatif olabilecek bir gelişme. Biz şimdilik iki kişinin beynini ‘birleştirmeyi’ başardık” dedi.

Filmlerde izlediklerimiz yavaş yavaş gerçek oluyor. Benim aklıma gelen ilk şey senaristlerin olayları gelecekteki gelişmeleri yıllar öncesinden görerek ve bilerek ekrana yansıtmaları .
Her zaman düşünülen şeyin yapılabileceğine inanmışımdır, fakat ta o zamanalardan bunların düşünülmesi ve şimdi yıllar önce ekranlarda filmlerde izlediklerimizin tek tek yapılması beni çok düşündürüyor doğrusu. İlahi bir güç müdür insanların içine ilham veren, yoksa özel güçleri olan geleceği gören insanlar mı bu filmleri yapanlar. 
   Bakalım ileriki yıllarda ışınlanma olayı da gerçekleşecek mi? :)
Geleceğe gidip , geçmişe dönme : Düşüncesi bile heyecan veriyo tabi birde bunun diğer boyutu var , Birde bunlar kötü emeller uğruna kullanıldımı vay halimize.
Kimbilir ?


20.04.2010

GÜNEŞ KORUYUCU LOSYON (YAZA MERHABA HEDİYESİ İLE)

GÜNEŞ KORUYUCU LOSYON (YAZA MERHABA HEDİYESİ İLE)

GÜNEŞ KORUYUCU LOSYON GKF 25


İçerdiği UVA ve UVB filtreleri sayesinde cildi güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korur. Güneş yanıklarına karşı koruma sağlar. E Vitamini cildi derinlemesine nemlendirir ve beslerken Shea yağı daha çekici ve kalıcı bronzluk sağlamaya yardımcı olur.

Kullanım: Güneşe çıkmadan 15-20 dakika önce cildinize bolca uygulayın. Gün içerisinde gerektikçe tekrarlayın.

Dermatolojik olarak test edilmiştir. 200 ml

6-10-15-20-25 FAKTÖR GÜNEŞ KORUYUCU LOSYONDAN HERHANGİ BİRİNİ ALANA 30 YADA 50 FAKTÖR HEDİYE!!!

KAMPANYAYI KAÇIRMAYIN!!!
sipariş için:
                                                                     ozcanilknur@hotmail.com

- SADECE 28,00TL + VÜCUT SPREYİ HEDİYELİ -(bu ilan sadece 10 gü

- SADECE 28,00TL + VÜCUT SPREYİ HEDİYELİ -(bu ilan sadece 10 gü

Sweet Rose EDP 90 ml


tutkuyla bağlanacağınız,
kokusuyla içinize huzur dolduracak
harika bir PARFÜM

Turunçgillerin rahatlatıcı ve ferahlatıcı etkisini taşıyan mandalina ve greyfurtla
başlayan koku, beyaz zambağın hoş etkisiyle devam eder. Sonda misk, amber, vanilya
ve
beyaz sedir ağacının cezbedici kokusu yer alır.


SAHİP OLMAK İÇİN ACELE EDİN!!!

MAYIS İTİBARİ İLE İLAN SİLİNECEKTİR. (SON 10 GÜN)

sitedeki diğer ilanlarım buradan görebilirsiniz..
SİPARİŞ İÇİN :
ozcanilknur@hotmail.com

MAKYAJ SETİ &dev hacim veren maskara hediyeli&

&dev hacim veren maskara hediyeli& MAKYAJ SETİ

16.04.2010

DORE MAYIS AYI FIRSATLARINI KAÇIRMAYIN!!!

DORE MAYIS AYI KATALOĞU ANNELER GÜNÜNE ÖZEL FIRSATLARLA DOLU DOLU GELİYOR.
KATALOĞDA PARFÜMLER YARI FİYATINA + DEODORANT HEDİYELİ (ORJİNAL PARFÜMLER).
   VE KATALOĞDAN 35TL'LİK ALIŞVERİŞ YAPAN HERKESE CAM TAŞLARLA SÜSLÜ BRİLLANT SAAT SADECE 22,90TL.

12.04.2010

fang shui'ye göre mekanlar

Feng Shui´ye Göre Mekanlar




Çin’liler yüzyıllar öncesinden beri uyumlu yaşam mekanları yaratmak için Feng Shui sanatını kullanmışlardır. Aile yaşamı, kariyer, sağlık, varlık gibi sahip olduğumuz değerleri artırmak veya yerine koymak bu sanatın gücü ile olabilir.


Çok ışık alan, bol pencereleri olan bir yer insanin içini karartıp, mutsuz hissettirebilir…Lokasyonu mükkemmel olan gösterişli bir mağaza kimsenin dikkatini çekmez ve sanki görünmez olur. insanlar orayı farketmedikleri gibi o mekana girmek için istek duymaz…


Bazı yerler vardır, uzaktan orayı seyretmek bile huzur verir, içinde olmak ise tarifsiz huzur ve mutluluk sebebidir. Siz de yaşadığınız mekanları bu hale getirebilirsiniz. Çok basit kurallarla Feng Shui felsefesini uygulayabilirsiniz. Zararlı etkenleri en aza indirip, yararlı etkenleri en güçlü duruma kolayca getirebilirsiniz.


İyi yerleştirilmiş bir ayna şansı ikiye katlar


Yatak odasında yatağı gören bir ayna doğru bir yerleşim değildir


Sarı renk uzun yaşamı simgeler


Odanızın bir yerine koyacağınız mor bir renk sizin kazanç ve bereket renginiz ve sembolünüzdür.
Siz de yaşadığınız mekanlarda Feng Shui etkilerini, enerjisini görmek ve bereketini yaşamak istiyorsanız, lütfen randevu alın.

Popüler Yayınlar

iletişim için;

Etiketler

jet networking (4) göz makyajı (3) oriflame (3) DORE (2) EK İŞ (2) ağrı kesici (2) baklagil (2) balık (2) ek gelir (2) fenerbahçe (2) futbol (2) (2) kozmetik ürünler (2) kusursuz ve dik göğüsler için birkaç egzersiz (2) makyaj malzemeleri (2) pierre cardin (2) rimel (2) su (2) yüzgeç (2) şeker (2) şifalı bitkiler (2) şişe (2) ADAÇAYI (1) Dolu (1) DÜNYA KADINLAR GÜNÜ. (1) Göbek ve karın yağlarında korunmak için karışım (1) Mutfakta hijyen kuralları (1) SİRKE (1) anjin (1) antiseptik (1) avrupa networking (1) ayna (1) badem (1) bebek (1) bitter (1) bronşit (1) börek (1) büfe (1) bıçak (1) cam (1) cilt bakımı (1) deprem (1) detoks (1) dolaşım (1) dolgun dudaklar (1) doğal ürünler (1) dudak kalemi (1) duman (1) duvar (1) ekiş (1) enerji (1) et (1) ev (1) ev kadınları (1) fan (1) fang shui (1) fang shui mekan tasarımı (1) fileto (1) fındık (1) fırın (1) fıstık (1) gargara (1) gebelik (1) gece (1) gevrek (1) gögüs (1) görünmezlik pelerini (1) göz altı halkaları için (1) göz kalemi (1) gül (1) gıda ölçüleri (1) hamile (1) hediye (1) hepatit (1) hindi (1) ilaç (1) kahve (1) kakao (1) kalem (1) kapıda (1) kazanç (1) kağıt (1) kelebek (1) kgelir (1) kil maskesi (1) kozmetik (1) krem (1) krema (1) kremler (1) kristal (1) kulak ağrısı (1) kurabiye (1) kömür (1) kütük puflar (1) lezzet (1) light (1) lkelerden kurtulma yöntemleri (1) mantar (1) maymun.adem ve havva (1) merhem (1) meyan kökü (1) meyve (1) mutfak ürünleri (1) mutfakta kullanılan ölçüler. (1) muz (1) nefes (1) oje (1) operasyon (1) pane (1) para (1) parfüm (1) pembe maske (1) pet şişeden çanta yapımı (1) peynir (1) plates topu (1) pul (1) renault latıtude (1) rende (1) renkler (1) resim (1) resim kalemi (1) ruj (1) selülit gidericiler (1) sigara (1) silgibardak (1) silikon kek kalıbı (1) soğan (1) soğan'ın faydaları ve zararları (1) soğanın özellikleri (1) spor (1) stres (1) sürahi (1) süt (1) sıkılaştırıcı bakım (1) sıkıntı (1) takılar (1) tansiyon (1) tavuk (1) taşan rujlar için (1) tezgah (1) tutuklama (1) un (1) uzman (1) vefat (1) yara (1) yağ (1) yemek (1) yeryüzü (1) yumurta yağ (1) zeytinyağı (1) ÖYKÜ (1) ÜZÜM SİRKESİ (1) çanta asacağı (1) çerçeve (1) çeşni (1) çikolata (1) çiçek (1) çocuk (1) ölüm (1) ülser (1) Şeker Hastalığı (1) ŞİFALI BİTKİLER (1) şike (1)