BİZİ YALNIZ BIRAKMAMAK İÇİN LÜTFEN ;

25.03.2010

 Kadınların yüzde 80’i göbek ve karın yağlarından şikâyetçidir. Karın ve göbek bölgesinde oluşan yağlanmaları yok etmenin çok farklı yöntemleri bulunmaktadır. Karın ve göbek bölgesindeki yağlanmalar için en geçerli öncelikli yol her zaman spor yapmaktır. Ancak bunun yanında doğal yollarla ve kendi başınıza yapacağınız yöntemler ile de bu dertten kurtulabilirsiniz. Bunlar arasında en etkili yöntemlerden biri ise limon suyu, biberiye, susam ve okaliptüs yağı ile oluşturulan özel karışım metodudur…


Bir çorba kaşığı limon suyu, biberiye yağı, okaliptüs yağı ve susam yağı iyice karıştırılır. Elde edilen bu karışım ile yağlanmış olan problemli bölgeler dairesel hareketlerle masaj yapılarak sürülmelidir. Düzenli bir şekilde uygulanılması halinde çok kısa sürede göbek ve karın yağlarının yok olduğunu göreceksiniz.

alıntıdır...

kusursuz ve dik göğüsler için birkaç egzersiz

Göğüslerinizin güzel ve kusursuz görünmesi için müthiş işe yarayacak bilgiler…


Göğüslerinizin kusursuz görünmesi için birkaç egzersize ne dersiniz?

Göğüsleri daha büyük göstermemin doğal bir yolu var. Bir başka ifadeyle hiçbir ürün almadan evde kendi başınıza kolaylıkla uygulayabileceğiniz müthiş bilgiler sizleri bekliyor. Mutlaka denemenizi tavsiye ediyoruz.

Bütün kadınlar iyi görünüşlü göğüslere sahip olmak ister. Göğüsleriniz aslında yağ dokusundan veya adi poz dokudan oluşmaktadır o yüzden göğüslerinizin büyüklüğü genetiğiniz, ağırlığınız, sağlığınız, yaşınız gibi adlandırılan faktörlerle orada ne kadar yağ depoladığınıza bağlıdır. Göğüslerinizin altında doğrudan doğruya uzan kaslara “pektoral” adı verilir. Kısmen göğüslerinizin yumuşaklığından sorumludur.

Güzel ve şekilli bir göğse kavuşmak için pektoral kaslarınızı, a.k.a göğüs kaslarınızı çalıştırarak daha büyük, daha sıkı ve şekilli görünmesini sağlayabilirsiniz.

Göğüslerini daha iyi göstermenize yardımcı olacak mucizevi bir ürün, krem yada alet yok. Bir kuruş harcamadan evde yapabileceğiniz üç egzersizi tavsiye ediyoruz. Bu sayede 6 veya 8 haftada daha sıkı ve büyük göğüslere sahip olacaksınız. Haftada iki veya üç kere her hareket setlerinde 1-3, 8-15 hareketleri yapın ve sonuçları göreceğinize emin olunuz. İyi eğlenceler…

Göğüsleri dik, iri ve seksi görünüm kazandıracak adımlar şunlardır:

1-Değiştirilmiş İteleme

A:Yüz üstü yatın, dizlerinizi bükün, bağdaş kurun; ayak bileklerinizi kesiştirin. Dirseklerinizi bükün ve omurgalarınızın önünde avuçlarınızı zemine koyun. Avuçlarınız ve dizlerinizden denge sağlayarak kollarınızı güçlendirin ve vücudunuzu kaldırın. Alnınızı zemine bakar şekilde çenenizi göğüslerinize doğru birkaç santim eğin. Abdominalinizi sıkılaştırın.

B: Dirseklerinizi bükün ve tüm vücudunuzla eğin, göğüslerinizi zemine değdirmek yerine sadece üst kollarınız zemine paralel olana kadar eğilin. Şınav çekin. Hareketin sonunda dirseklerinizi kenetlemeyin ve bu korkunç şeyi yapmayın “baş reveransı”. Vücudunuzun her hangi bir bölümünü hareket ettirmeden yere doğru başınızı eğin.

2. Çorba Çanağı Hareketi

A: Ayaklarınızı zemine düz ve her iki ellinizde de çorba kasesi veya dambıl olacak şekilde sırt üstü uzanın. Kollarınız doğrudan doğruya omuzlarınızın üzerindeyken ve avuçlarınız dışa dönük bakarken çorba kasesini yukarıya doğru itin. Karnınızı içeriye çekin fakat sırtınızı yere yapıştırmayın, aynı zamanda da yukarıya doğru kabartmayın. Çenenizi göğsünüze doğru eğin.

B: Dirsekleriniz hafifçe zemine değene kadar çorba kasesini aşağıya ve biraz yana doğru alçaltın. Ağırlıkları bırakın, dirseklerinizin kenetlenmemesine dikkat edin veya kürek kemiğinizi zeminden kalkmasına izin vermeyin.

Not: ( eşit ağırlıkta çorba kaselerini kullanın, bunlar çok hafif olduğunda, iki pines ol şişesini bakliyat veya çakıl taşı ile doldurabilirsiniz.)

3-Eğik Uçuş

A) Başınızı, ensenizi ve üst sırtınızı birkaç büyük yastıkla destekleyerek zemine uzanın. Her iki elinizle de çorba kasesi veya dam bul tutun ve avuçlarınız birbirine bakar pozisyonda, ağırlıkları doğrudan doğruya göğsünüze bastırın. Belkemiğiniz ile boynunuzu hizaya getirmek için çenenizi göğsünüze doğru eğin; sırtınızı eğmeden ve düzleştirmeden doğal pozisyonunuzu koruyun.

B) Her iki yanınızda dirsekleriniz aşağıya doğru inerken kollarınızın mesafesini açın, dirsekleriniz hafifçe yere değene kadar ağırlıkları alçaltın. Dirsekleriniz bükükken, ağırlığı kaldırın, göğsünüzün üstünde bir fıçının olduğunu ve bu fıçının etrafını sarmak için kollarınızı çok açmak zorunda olduğunuzu düşünün.

23.03.2010

GÖRÜNMEZLİK PELERİNİ

Sonunda görünmezlik gerçek oluyor galiba.Bilim adamları bu konuda ileri seviyedeki ilk adımı atmışşş ve HARRY POTTER daki görünmezlik pelerinini bulmuşlar. :)
Bence bu çalışma aşamasında olmasına rağmen çok büyük bir ilerleme. Ve bu projeyi Türk Bilimadamları geliştirmiş. Ben şahsen Gururla bahsediyorum.Bir çok konuda artık Türklerin adı geçiyor ve bu bence çok büyük bir onur. Yolları açık olsun.
Umarım bu yöntem sadece iyi emeller için kullanılır. Aşağıda bununla ilgili bilgilendirici bir yazı yayınlıyorum.İlgilenenlerin dikkatine:

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (NANOTAM) araştırmacıları, cisimleri belli frekanslarda görünmez kılan nanoteknoloji tabanlı malzeme geliştirdi.


Türkiye görünmezlik pelerini teknolojisine sahip ABD ve iki Avrupa Birliği üyesi ülkenin ardından 4. ülke konumuna geldi.

Parazit ve gürültü oluşturmadığından dünya literatürüne de pek çok yenilik katıyor.
TANKLAR VE UÇAKLAR GÖRÜNMEZ OLACAK   (hadi hayırlısı)

Türkiye'nin tek Descartes bilim ödülü sahibi olan Bilkent Üniversitesi NANOTAM Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay'ın başkanlığını yürüttüğü projede doktora öğrencisi Atilla Özgür Çakmak tarafından geliştirilen ''görünmezlik pelerini'' teknolojisi, askeri araçların üzerine kaplanacak bir metamalzeme sayesinde istenilen frekans bandında, tankların hatta havadaki uçakların görünmezliğine olanak sağlıyor.

Prof. Dr. Özbay, son yıllarda dünyanın en önde gelen araştırma merkezlerinin, üniversitelerinin tam ve kesin bir görünmezliğe ulaşabilecek teknolojileri geliştirmeye odaklandığını ifade etti.

DÜNYADAKİLERE GÖRE YENİLİKLER İÇERİYOR

Bu rekabete Türk araştırmacılar olarak kendilerinin de katıldığını dile getiren Özbay, NANOTAM'da geliştirdikleri metamalzeme tabanlı ''görünmezlik pelerinin'' dünyadaki benzerlerine göre yenilikler içerdiğini kaydetti.

''Görme'' ya da ''algılama''nın, bir cisimden yayılan ya da üzerine çarpıp saçılan elektromanyetik dalgaların algılayıcılara geri dönmesiyle gerçekleşen bir süreç olduğunu anlatan Özbay, ''Görünmezlik sağlamak için yapılacak şey, saklanacak cismin elektromanyetik dalgaları saçmasını önlemek, dalgaların çarpmasını engellemek ya da çarpan dalgaların gelişigüzel saçılmasını önlemekle gerçekleşebilir. Herhangi bir cismin üzerine kaplanacak bu özel pelerin sayesinde cisimler görünmez kılınabiliniyor'' bilgisini verdi.

"CİSİMLER 'GÖRÜNMEZ' HALE GELEBİLDİ''

Prof. Dr. Özbay, merkezde yaptıkları başarılı deneyde, alıcı ve verici arasına konan metal bir silindirin elektromanyetik ifadelerle ''görünmez'' kılındığını bildirdi.

''Görünmezlik pelerini'' olarak adlandırılan tam görünmezliğin, teorik olarak uzayda arındırılmış bir bölge yaratmakla mümkün olacağını belirten Özbay, geliştirdikleri metamalzemelerle saklanmak istenilen cismin etrafı kaplandığında cismi belli elektromanyetik dalgalar için görünmez kılmanın mümkün hale geldiğini kaydetti.

UYGULAMA ÇOK YAKINDA

Bilim çevrelerinde ''halının altına saklamak'' olarak isimlendirilen pelerinleme yöntemi ile Bilkent Üniversitesinde gerçekleştirilen deneylerde radyo frekanslarında bir metal silindirin elektromanyetik ifadelerle görünmez hale getirildiğini bildiren Özbay, şöyle konuştu:

''Normalde metal bir yüzeyin üzerine gelen dalgaları saçılıma uğratması ve hatta arkasında gölge bırakması beklenir. Oysa ki metal silindirin etrafına metamalzemeler kullanılarak örülen pelerin sayesinde elektromanyetik dalgaların yollarına hiç bir bozulma yaşamaksızın devam etmesi sağlandı. Bu çeşit bir sistemi dışarıdan elektromanyetik dalgalar yardımı ile tarayan bir okuyucunun ortaya yerleştirilen metal silindiri fark etmesi imkansızlaştırıldı.''

''ULUSLARARASI LİTERATÜRDE TÜRK BAŞARISI''

Türkiye'nin bu çalışma ile birlikte görünmezlik pelerinini üretme teknolojisine erişebilen ABD ve iki Avrupa Birliği üyesi ülkenin ardından 4. ülke konumuna geldiğini bildiren Özbay, ''Bilim merkezleri arasında bir rekabete olanak sağlayan bu yarış nefes kesici. Mükemmel görünmezliği elde etmek için sürekli geliştirilen ve güncellenen yeni tasarıların sanayiye ve askeri kullanımlara uyarlanmasıysa tahmin edilenden daha kısa sürede gerçekleşecek'' dedi.

Ar-Ge çalışmalarının bu yılın başında ''New Journal of Physics'' dergisinde yayımlanarak literatüre girdiğini bildiren Özbay, görünmezlik deneyine dair detaylı bilgilerin popüler bilim dergisi ''NTV Bilim''in Ağustos sayısında yayımlandığını belirtti. Metamalzemeleri ''doğada kendiliğinden var olmayan özellikler gösterebilen sihirli materyaller'' olarak tanımlayan Özbay, görünmezlik pelerininin temel çalışma prensibinin J. K. Rowling'in romanlarındaki Harry Potter'ın görünmezlik pelerinlerinini hatırlattığını söyledi.

Görünmezlik pelerininin roman boyunca Harry'e düşmanlarının gözlerinden ve sezilerinden uzak, güvenli bir ortam sunduğunu vurgulayan Özbay, ülkelerin savunma sanayilerinin hedeflerinin yalnız filmlerde rastlanan bu teknolojilere benzer olduğunu ifade etti.

Görünmezliğin, bu teknolojiyi elinde tutabilen ülkelere üstün istihbarat yetileri kazandıracağını dile getiren Özbay, bunun çok uzakta olmadığını belirtti.Özbay, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Askeri araçların üzerine örülecek bir pelerin sayesinde istenilen frekans bandında, tankların hatta havadaki uçakların bile görünmezliğine olanak sağlanabilecek. Pelerin günümüzde görünmezlik teknolojilerinde kullanılan örneklerinin aksine herhangi bir ekstra yayın yaparak parazit oluşturma ve düşmanın aklını karıştırmaya ihtiyaç duymadığından elektromanyetik açıdan herhangi bir gürültü yaratmasına gerek kalmayacak. Aracı kumanda eden askeri personel için çok daha sağlıklı bir seçim olabilecek.

Çalışmamızda mevcut yöntemleri daha da ileriye taşıdık. Eskiden havada asılı kalan cisimler görünmez kılınmakla uğraşılırken şimdi karada duran bir tankı da görünmez kılmak mümkün hale gelecek.''
alıntıdır

   

22.03.2010

Bakın ben gezinirken ne buldum.El işi yaparken iplerinizin kirlenmesini engelleyebilirsiniz.Aslında ben bunu daha önceden de biliyordum,özellikle dantel iplikleri için kullanılır.Hatta bende yapmıştım.Fakat o amatörceydi.
  Bu çok şık ve çok kullanışlı , orjinal bir fikir.
Bu pet şişeye fermuar işini kim düşündüyse iyi düşünmüş. Harika olmuş bence . Yapanın eline ve aklına sağlık.

kaynak

SOĞAN

Bazılarımızs çok sever onsuz yemek yemez, bazılarımız ise nefret eder kokusunun olduğu yerden kaçar.Ne mi bu , tabii ki soğan. Hepimizin şifa kaynağı olarak bildiği soğanın zararlarıda varmış okuyunca çok ilgimi çekti .Benim gibi bir çoğunuzunda ilgisini çekeceğini düşünüyorum. İçinde belirtilen bilgilerde bana ilginç geldi.Bir daha ki yayına kadar hoşçakalın.

SOĞAN

Özellikleri:

♦ Soğanın hem yeşil yapraklan ve hem de baş kısmı gıda maddesi olarak kullanılır, fakat kötü ko­kuludur. Hadisi Şeriflerde soğan ve sarımsağa “habis” denilmiştir. Zira haram ve pis olan şeylere “habis” denildiği gibi, tadı ve kokusu kötü olan şey­lere de “habis” denilir. Soğan, sarımsak ve pırasa bunlardandır. Nitekim Peygamber AleyhisSelâm

♦ “Her kim şu kötü kokulu (habis) bitkiden (sarımsaktan) yerse, ağzının kokusu gidinceye ka­dar, mescidimize gelmesin!” buyurmuştur.

♦ Hz. Ömer (r.a.) de, uzunca bir hutbesinde

♦ “… Ey insanlar! Sizler bugün şu iki kötü kokulu sebzeyi (soğan ve sarımsağı) yiyorsunuz! Halbuki ben, Peygamber AleyhisSelâm zamanında, ağzında bunların kokusu duyulan kimsenin elinden tutulup;

1 Bakî mevkiine kadar şehirden dışarı çıkarıldığını gördüm. Her kim bunları yiyecek olursa, pişirerek kokusunu gidersin!” demiştir.

* Soğanın mizacı, sıcak ve rutubetlidir.

Faydaları:

* Soğan, yolculuk sırasındaki su değişikliğine karşı faydalıdır. Zehirli maddelerin kokusunu gide­rir. İştahı açar, mideyi kuvvetlendirir, cinsel istek ve arzuyu tahrik eder. Meniyi artırır, cildi güzelleştirir, balgamı keser ve mideyi temizler.

* Soğan tohumu ciltteki alaca hastalığını giderir.

* Saçkıran hastalığı olan yerin etrafı soğan tohu­mu tozu ile iyice ovuşturulursa, gerçekten faydalı olur.

* Soğan tohumu tozu, tuz ile karıştırılıp siğiller üzerine sürülürse, siğilleri giderir.

* Müshil ilacı içen kimse, soğan kokladıgı za­man, kusmayı ve midedeki bulantıyı önler ve ilacın kokusunu giderir.

* Soğan suyu buruna çekildiği zaman burun mec­rasını temizler.

* Ağır işitme, kulak çınlaması, kulak iltihabı ve kulakta meydana gelen su toplanmasına karşı soğan suyu damlatılır.

* Soğan suyu göze sürme gibi çekildiğinde, göze inen (gözde toplanan) suya karşı faydalıdır.

* Soğan tohumu tozu ile bal karıştırılarak macun yapılır ve gözde meydana gelen beyaz perde hastalığı için sürme gibi göze çekilir.

* Pişirilmiş soğanın gıda değeri daha yüksek­tir.Sarılık, öksürük, nefes darlığı hastalıkları için pişirilmiş soğan gayet faydalıdır. İdrarı artırır, tabi­atı yumuşatır.

* Kuduz olmayan köpeğin ısırdığı yere soğan su­yu, tuz ve sedef otu ile macun yapılıp sürülürse, ga­yet faydalıdır.

* Soğan; devamlı yenildiği zaman, basur memele­rinin ağzını açar.

* Soğan, et ile beraber yenirse, etin yağının tesi­rini giderir. Nitekim Hz. Muâviye de, kendisini zi­yarete gelen bir heyete verdiği ziyafette, sofraya so­ğan da getirtmiş ve
 “Soğandan yiyiniz! Zira bir kimse yabancı bir yerde soğan yerse, oranın suyu o kimseye zarar vermez” demiştir

Uyarı:

Çiğ soğan yemek, yarım baş ağrısı yapar. Başa ağırlık verir, şişkinlik ve gaz yapar. Gözü karartır. Çok yenilmesi unutkanlık meydana getirir, ağız ko­kusunu değiştirir, kötü kokusu arkadaşlarına ve ko­ruyucu meleklere eziyet verir.

* Pişirilerek yenilmesi bu zararlardan bir kısmını giderir. Nitekim Peygamber Aleyhis Selâm.
alıntıdır...

18.03.2010

mutfakta kullanılan ölçüler

Mutfakta bir şeyler hazırlarken verilen ölçüler gram 'la olduğu zaman benim çok canım sıkılyor.tartımda yok ayarlamakta zorlanıyorum açıkçası bu yüzden ben genellikle göz kararı yapıyorum herşeyi.Alışkın oldğum için ayarını genellikle tutturabiliyorum. Ama yinede bu verilen gramlar kaşıkla, bardakla neye tekabül ediyor bilmek istiyorum. bunun için işte liste.Hem benim hemde mutfağa giren herkesin işine yarayacak eminim.

Ölçü Maddesi:
                       1 Çay Kaşığı        1 Çorba Kaşığı     1 Su Bardağı


  • Margarin               5 g                     15 g                 -  

  • Arpa Şehriye         -                        15 g                250 g  

  • Bulgur                   -                        20 g                300 g

  • Ayçiçek Yağı       5 g                      15 g                225 g  

  • Zeytin                  5 g                      15 g                225 g  

  • Pirinç                   5 g                      15 g                225 g  

  • Mercimek               -                       15 g                250 g

  • Nohut                     -                       15 g                250 g  

  • Kaşar Peyniri     1.5 g                        4 g                  65 g

  • (rendesi)

  • Ekmek içi             2 g                        6 g                  85 g

  • (ufalanmış)

  • Jelatin

  • (1 Yaprak:5 g)

  • Kakao                2,5 g                      7,5 g                -  

  • İrmik                     4 g                       12 g             185 g  

  • Pudra Şekeri       2,5 g                      7,5 g             125 g  

  • Toz Şekeri             5 g                       15 g             125 g  

  • Süt                        5 g                       15 g             250 g  

  • Su                         5 g                       15 g             250 g  

  • Tuz                       7 g                       20 g               -  

  • Fındık, Badem       2 g                        6 g              85 g  

  • Ceviziçi               1,5 g                        4 g              65 g

  • ( rende) 

  • Hindistan Ce.          2 g                        6 g              85 g

  • (rendesi) 

  • Un                       2,5 g                      7,5 g            125 g
 
biraz dağınık görünüyo ama umarım anlayabilirsiniz.

17.03.2010

ŞEKER HASTALARI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER

acı bakla
Semen Lupini şeker hastalığına karşı kullanılır.

ceviz
Yaprakları ve kabuklarıyla hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. Bitki bilimcilere göre bol miktarda A, B1, B2, C, E ve K vitaminleri ile Chinon Juglon adlı aktif madde içeren cevizin hem içi, hem ağacının kabukları hem de yaprakları pek çok sağlık sorununa iyi geliyor. Her sabah kahvaltıda bir miktar ceviz içi yenmesinin zekayı geliştirdiğini belirten uzmanlar, yeşil ceviz meyvelerinin kabukları kaynatılarak içildiğinde erkeklerde cinsel gücü artırdığını belirtti. Vücudu besleyip güçlendiren cevizin yararlarından bazıları şöyle sıralanıyor: � Nasırlar üzerine konulan ceviz yağı zamanla bunların yok olmasını sağlar. � Taze dalların kabukları ve meyvelerinin kabukları ile karıştırılıp kaynatılarak elde edilen sıvı mideyi kuvvetlendirir. � Ceviz yapraklarından yapılan çay iştah açar, mideyi kuvvetlendirir, boğaz hastalıklarına iyi gelir. � Bir miktar ceviz yaprağı banyo suyuna karıştırılırsa cilt hastalıklarına iyi gelir. � Ceviz yaprakları pişirilerek çıbanların üzerine sarılırsa iyileşmesini sağlar. � Ceviz yağı yüz lekelerinin üzerine sürülüp masaj yapılırsa lekeler yok olur.

hünnap
Jujubae Göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici, müshil ve kan temizleyicidir. şeker hastalığına karşı da kullanılır.

kısa mahmut
Chamaedrys midevi, uyarıcı, şeker hastalığına karşı etkilidir.

mahlep
Pruni mahaleb Afrodizyak, balgam söktürücü, nefes darlığı ve prostat için, ayrıca şeker hastalığına karşı kullanılır.

mersin yağı
Oleum Myrti Dahilen bronşit, verem ve belsoğukluğu gibi hastalıkların tedavisinde ve şeker hastalığına karşı kullanılmaktadır.

pancar
Karaciğerin düzenli çalışmasını sağlar. Kansızlığı giderir. şeker hastalığı ve vereme karşı korur. Mide ve barsakları kuvvetlendirir. Sinirleri yatıştırır.

susam yağı
Oleum Sesami Dahilen müshil olarak etkilidir. şeker hastalığına karşı da kullanılır.

taflan
Yapraklardan elde edilen taflan suyu öksürük dindirici olarak kullanılır.Taze meyveleriyse meyve olarak yenilmektedir. Kurutulmuş meyvelerinin tohumlarıysa şeker hastalığına karşı kullanılır.Taze meyveleri taş düşürücü olarak da kullanılmaktadır.
üvez
Özellikle bir şeker olan üvez şeker hastaları rejimi için iyi bir tatlandırıcıdır. Meyveleri ve yaprakları kabız edicidir. Yine meyveleri idrar söktürücü, kadınlarda adetleri kolaylaştırıcı etkilere sahiptir. Meyveler C vitaminince zengindir. Yapraklarının çayı şeker hastalığına karşı kan şekerini düşürücü olarak kullanılmaktadir. Zararsızdır.

zahter
Saturejae hortensis şeker hastalığına karşı kullanılır.

semizotu

Mide ve barsak kanamalarında ve kanlı idrarda faydalıdır. Kanı temizler. şeker hastalığında susuzluğu giderir. Uykusuzluk, sinir ve zihin yorgunluğunda faydalıdır.

alıntıdır...

Bu arada uzmanlar şeker hastaları için özellikle egzersiz ve spor tavsiye ediyorlar.
şeker hastaları haftada en az iki kere ılık banyo yapmalıdır ve sonra da vücutlarının her tarafını ılık bir havlu ile ovmalıdır. Kabız veya ishal olmamalıdırlar. Perhiz yapmalıdırlar. Erken yatıp erken kalkmalıdırlar. Ağız, boğaz ve diş sağlığına aşırı özen göstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve açık havada yürüyüşü ihmal etmemelidirler.

14.03.2010

RENKLERİN ÜZERİMİZDE Kİ ETKİLERİ!

Sarı hafızayı güçlendirir,
Kırmızı güç rengidir,
Pembe rahatlatır...
Renklerin bilmediğimiz dünyası , Bakın hangi renk bizi  nasıl etkiliyor. Hiç merak ettiniz mi? Üzerimize giydiğimiz kıyafetlerin renkleri ,odamızın rengi v.s. bizi nasıl etkiler. Ben merak ettim , merak edenler için de bu gün bu konuya yer verdim. Bakalım neler varmış.

RENKLERİN PSİKOLOJİK ETKİLERİ

“Anlamı bozulmamış, şekillerle belirlenmemiş saf renkler, ruha bin çeşitli şekilde konuşabilir. Bazı renklerle insanların duygusal tepkileri arasında bir bağ olduğu, iç tasarımcılar tarafından önemli kabul görmüştür.”

Çoğumuzun hatta fazla renk algısı olmayanlarımızın bile, gözde bir rengi vardır. Biliyoruz ki, bazı renkler vardır üzgün, huzurlu veya dinamik duygularını hissettirir.

Onun için de bazı renklerle insanların duygusal tepkileri arasında bir bağ olduğu iç tasarımcılar tarafından önemli kabul görmüştür. Profesyonel tasarımcılar aynı zamanda anlamlı ve manalı alanlar yaratmak isterler.

Renk ve duygu arasındaki bağ kabul edilmiş bir inanç olsa da bazı araştırmacılar bu ilişkiyi daha iyi anlayabilmek uğruna buna itiraz ediyorlar Tarih içindeki çoğu kanıt ve ispat anlaşılıyor ki sadece fıkra, çelişki ya da yanlış anlaşılmalardan ibaret.

Kültürel kimliğimiz ve günlük tecrübelerimiz renklere nasıl tepki gösterdiğimiz ve onları nasıl anladığımızı belirleyen faktörlerdir. Yani bu durum, bugüne kadar renk ve onlara olan duygusal tepkilerin yanlış olduğunu mu gösterir? Tam olarak değil.

Bildiklerimiz sadece yeterince derinlemesine değil. Toplumumuzda çok kültürlülük artmakta ve renkler hakkındaki anlayışımız ve hayranlığımızda sürekli gelişmektedir. Bir çok unsurun birbirini etkilediği bir dünyada tasarım yaptığımız için renklerin insan duygularını nasıl etkilediğini anlama çabası içindeyiz. Ünlü yazar Oscar Wilde’a “en favori renginiz hangisidir?” sorusu yöneltilmiş. Bu konuda Oscar Wilde’ın tamımlaması şöyle; “değişir.”

Renk özellikleri

Renk algılaması ışık dalgalarıyla görülür ve bu dalgaların sahip olduğu enerji, hipofiz ve epifiz bezlerinin duzenlediği hormon ve fizyolojik sistemlerini uyarır. Bundan dolayı bazen kör insanlar renkleri dokunuşla algılayabiliyorlar.

Renklerle çalışıldığı zaman akılda bulundurulması gereken bazı genel ilkeler vardır. Koyu renkler alanları küçültür ve açık renkler alanları büyütür. Kırmızı, sarı ve turuncu gibi renkler bir alana sıcaklık katar, mavi ve yeşil de bir alanı serinletir.

Kırmızı bir güç rengidir. Kesinlikle gözden kaçırılamaz. Heyecanlandırır ve uyarır. Kan basıncını ve kalp atışını arttırır aynı zamanda bebeklerin gördüğü ilk renktir. Eğer konuk ağırlamayı seviyorsanız, kırmızı yemek odası ya da oturma odası için, iyi bir renktir.

Pembe rahatlatıcı bir renktir. Kasları bile rahatlatır. Adrelanin salgılanmasını azalttığı için sakinleştirici bir etki yaratır. Pembe bazen hapishane, hastane odaları ve uyuşturucu merkezlerinin duvarlarında kullanılır.

Turuncu iştah açar ve yorgunluğu azaltır. Ortama sıcaklık ve neşe getirirdiğinden sosyal ortamlar için doğru bir seçenektir. Eğer turuncuyu fazla etkileyici buluyorsanız daha sakin olan akrabalarını deneyebilirsiniz, mesela şeftali ya da mercan renklerini.

Parlak sarı da uyarıcı bir renktir, fakat kalp atışını ve kan basıncını arttırsa da kırmızının etkisine ulaşamaz.

Sarı hafızayı arttırabilir ve beyinsel aktiviteleri geliştirebilir ama dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, eğer fazla kullanılırsa sinirlilik yapabilir. En uygun tonu daha yumuşak ve daha az yoğunluktaki tonudur.

Yeşilin hem vücutta hem de beyinde sakinleştirici bir etkisi vardır. Bahar ve büyümeyi çağrıştırır; yeşil umut ve heyecan duygularını arttırır. Yeşil oto-kontrole yardımcı olur ve grileşmiş yeşil tonları çok kolay yaşanılabilir renklerdir.

Mavi dünyadaki en sevilen renktir. Aynı zamanda en sakinleştirici renktir ve kalp atışını, kan basıncını azaltır. Mavi yatak odası ya da evinizdeki SPA için birebirdir.

Mor asırlardır zenginlik ve saltanatla özdeşleştirilmiştir. Aynı zamanda beyinsel aktiviteleri ve sanatsal becerileri arttırır. Çok da rahatlatıcı bir etkisi vardır.

Kahverengi tutucu, emin ve besleyici bir renktir. Bu emin renk olaylar kontrol altından çıktığı zamanlar içindir.

Turkuaz köprü görevini gören bir renktir, arkadaşça muhabbetlerde ve birlikteliklerde uygundur.

alıntıdır

9.03.2010

MERCİMEKLİ BÖREK

Mercimekli Börek

Mercimekli Börek tarifi Malzemeler
200 gr. kıyma

5 adet yufka

2 su bardağı yeşil mercimek

3 adet kuru soğan

1 yemek kaşığı margarin

1 tatlı kaşığı pul biber

1 tatlı kaşığı karabiber

1 tatlı kaşığı tuz

Yemeğin Tarifi
Mercimekleri 1 saat kadar ılık suda bekletin.
Soğanı zar şeklinde doğrayıp, margarinle pembeleşene kadar kavurun. İçine kıyma, tuz, karabiber ve pul biber ilave edip, 5 dakika daha kavurun. Mercimeği yıkayın, su koyup 20 dakika haşladıktan sonra süzün. Hazırladığınız kıymalı harcı mercimekle karıştırıp, yarım bardak su ekleyin ve 10 dakika pişirip, ocağın altını kapatın.
Fırın tepsisini yağlayın. Yufkayı tepsiye serin, yufka tepsinin kenarlarından taşsın. Hazırladığınız yufka sosunu gezdirin. İkinci yufkayı buruşturarak tepsiye koyup tekrar sos sürün. Üçüncü yufkayı serin, mercimekli için tamamını döküp, yayın. Beşinci yufkayı da serip, kenarlarından sarkan yufkaları tepsinin içine doğru katlayın. Kalan sosu da üzerine gezdirin. Sosu çekene kadar bekleyin. 175 derecelik fırında 30 dakika pişirip servis yapın.

SOSUN TARİFİ
Yumurta, sıvıyağı, süt ve yoğurdu cam kasede çırpıp, bekletin.

alıntıdır...

Henüz denemedim ama mercimeği seven biri olarak benim ilgimi çekti, belki sizde denemek istersiniz.
Deneyenler veya tadını lezzetini bilenler varsa lütfen yorum bıraksın.

8.03.2010

4.03.2010


Pratik Makyaj Önerileri

Gözlerinizi öne çıkarmak için sürdüğünüz göz kalemi; yüzünüze sert bir ifade veriyorsa temiz bir kulak çubuğuyla göz kaleminin üzerinden geçerek dağıtabilirsiniz. Kulak çubuğunun üzerindeki pamuk fazla göz kalemini almaya yardımcı olacaktır.

Yorgunluk, uykusuzluk ya da genetik nedenle gözlerinizin altında koyu halkalar oluşmuşsa gizlemek için; bir miktar gözaltı kapatıcısı ve göz çevresi kremini avucunuzun içinde karıştırın. Parmak uçlarınızla koyu halkaların üzerine uygulayın. Göz çevresi kremi hem bakım yapar hem de kapatıcının kolay sürülüp pürüzsüz görünmesine yardımcı olur.

Zinde ve enerjik görünmek istiyorsanız göz kapaklarınıza açık renk ve pırıltılı far sürün. Özellikle kaşın hemen altına krem ya da fil dişi renginde far sürmek gözlerinizin daha canlı görünmesini sağlar.

Yüzünüzü renklendirmek ve daha canlı görünmek istediğinizde büyük bir allık fırçasını pembe ya da bronz tonlarda allığa batırın. Fazlalığı almak için allık fırçasını biraz sallayın. Elmacık kemiklerinize hafif dokunuşlarla uygulayın. Bu yöntem; başka bir kozmetik işleme gerek kalmadan canlı görünmenizi sağlar.

Esmer tenliyseniz ve cildinizde açık renkli lekelenmeler varsa kayısı renkli bir pudra tercih edebilirsiniz. Bu sayede cildinizdeki renk farklılıkları dengelenecektir. Pudranın doğal bir parlaklık kazandırmasını istiyorsanız; cildiniz pudrayı emdikten sonra ince bir kat nemlendirici krem sürün.

Ojenizin hemen kurumasını istiyorsanız; ellerinizi soğuk ve buz dolu bir kaba sokup yaklaşık 1 dakika bekletin.

Dudaklarınızın daha dolgun görünmesini istiyorsanız alt ve üst dudağınızın tam orta noktasına açık renkli bir parlatıcı sürün.

Koyu renkli rujları sürerken dudak çevresine akıp taşabilir. Bu durumu engellemek için ruj sürmeden önce dudaklarınıza mat pudra uygulayın. Rujun hem kolay sürülmesini hem de kalıcı olmasını sağlar.

3.03.2010

BUDA BENDEN...

Kırmızı renkli bu atkı&şapka takımını belki müşteri olur satarım diye yapmıştım.Ama kızım önce davrandı ve kimselere verdirmedi.

Eee ne yapıyım el mahkum bu takımda onun olmuş oldu.Canım için herşey feda olsun.Şimdi onun resminide koyuyorum,Benim küçük mankenim...
 
Nasıl ama  çok şeker olmuş diyimi.Zaten ne yapsam önce o bir deniyo :))
Beğendiklerine bu benim olsunmu?diye soruyo. Bende mecburen veriyorummm.Benim aşkım oooo

Budaaa diğer takım o maalesefkiii gitttiiii.
Satışına maniiii olamadııı.CADIIIIII

Doğru Nefes Alıyormusunuz?

02.03.2010


Doğru Nefes Alıyor musunuz?
Bilinçli nefes almak çok önemlidir. Bir insan günde ortalama 50 bin kere nefes alır. Bu nefeslerin yanlış alındığını düşünürsek, ne kadar hayati bir konu olduğu anlaşılacaktır.

Doğru Nefes Alıyor musunuz?

   Şimdi durun ve kendinizi dinleyin. Nasıl nefes alıyorsunuz? Sığ ve küçük nefesler mi alıyorsunuz, yoksa karın boşluğundan derin nefesleriniz mi var?
   Ne zaman sıkılsak, endişelensek veya paniğe kapılsak, sığ nefesler alırız. Aslında çoğumuz genelde sığ nefes alıp, ciğer kapasitemizin ancak %30’unu kullanırız. Bunun anlamı ise, kendimizi hayatın kaynağı oksijenden mahrum ettiğimizdir.
   Doğru nefes almak, oksijenin tüm hücrelerimize yayılmasını sağlar. Oksijen hem cildimizi, hem iç organlarımızı besler. Enerjimizi yükseltip, kalp atışlarımızı düzenler.
   Derin nefes alma tekniğini geliştirmek, kriz anlarında daha sakin kalabilmemizi, daha iyi uyumamıza ve egzersizlerden daha fazla faydalanmamıza olanak sağlar. Doğru nefes aldığımızda bedenimizin duruşu değişir, düzelir ve daha estetik görünmemizi sağlar.
   Her nefes aldığımızda, oksijen molekülleri ciğerlerimizden kana geçer. Orada, kırmızı kan hücrelerinde bulunan pigmentlerle birleşir ve kana kırmızı rengi veren bir bileşim ortaya çıkar. Daha sonra bu oksihemoglobin, kan dolaşımı sayesinde tüm vücuda dağılır. Bu dolaşım sırasında, solunumun atığı olan karbondioksiti toplar ve nefesle dışarı atmak üzere yeniden ciğerlerinize taşır. Ciğerlerinizin sadece üst kısmını kullanarak sığ nefesler aldığınızda, bu atığı dışarı atmakta pek etkili olamazsınız. Derin nefes almayı öğrendiğinizde, vücudunuza detoks yaptırmış olursunuz.
  Nefes egzersizleri:
  Her gün doğru nefes alma tekniği üzerinde 5-10 dakika egzersiz yapın.
  Göğüs kafesiniz yerine, karın boşluğunuzun derinlerinden nefes almaya odaklanın.
  Havayı burnunuzdan ağır ağır alın. Onun vücudunuza girişini, beyninize ve oradan da derinize kadar tüm hücrelerinize yayılışını hissedin.
  Karnınızın şişmesine izin verin. Sonra sakin ve ölçülü biçimde nefesinizi ağzınızdan verin .
  Nefes alıp verirken, nefesinizi aldığınız kadar süreyi, verirken de kullanın.
  Bıraktığınız havanın, kirli atık ürünlerini vücudunuzdan uzaklaştırdığını, temizlenip arındığınızı hissedin.
alıntıdır...

DÜNYAMIZIN DÜZENİ DEĞİŞİYOR.

Şili depremi günleri kısalttı


Geçen Cumartesi Şili'de meydana gelen 8.8 büyüklüğündeki deprem, Dünya'nın kendi etrafındaki dönüş süresini, yani bir günü kısalttı.


NASA uzmanlarından Richard Gross tarafından yapılan hesaplamalara göre, Dünya'nın bir günü 1.26 mikrosaniye kısaldı.

Saniyenin milyonda biri mikrosaniye olarak adlandırılıyor.

NASA'nın araştırması, Şili'deki deprem sonucu Dünya'nın ekseninin ne ölçüde kaymış olduğunu da ortaya koyuyor. Yapılan hesaplar sonucu Dünya'nın ekseninde 8 santimetrelik, bir başka deyişle 3 'inç'lik bir kayma olduğu belirlendi.

Araştırmayı yürüten Richard Gross'a göre, aynı hesaplama modeli 2004'teki 9.1'lik Sumatra depremine uygulanacak olursa, o depremde de Dünya'nın bir gününün 6.8 mikrosaniye kısaldığı ortaya çıkıyor. Sumatra depreminin yol açtığı eksen kayması ise 7 santimetre yahut 2.76 inçlik ölçüde.

Şili depreminin 2004 Sumatra depremi kadar şiddetli olmamasına rağmen daha büyük bir eksen kaymasına sebep olmasını NASA araştırmacısı Gross iki nedene dayandırıyor: İlkin, Sumatra depremi Ekvator'a yakın bir noktada meydana gelirken, Şili depreminin güney yarımkürenin orta enlemleri dolaylarında oluşması. Bu da son depremin Dünya'nın ekseni üzerinde daha etkili olması sonucunu doğuruyor. Gross ikinci sebep olarak da, Şili depreminin meydana geldiği fayın, Sumatra depremini üreten faya nazaran Dünya'nın merkezine daha dik bir açıyla yöneliyor olmasını gösteriyor.

alıntı...

1.03.2010

dore

Dore ürünleriyle internette karşılaştım.O aralar sürekli diğer firmalar için teklif geliyordu,fakat ben yapamayacağımı söyleyip geri çeviriyordum.İstediğim halde bir türlü başlayamıyordum .Bir ara int. te dolaşırken Dore ' nin ilanıyla karşılaştım ve o an başlamaya karar verdim.Hani derler ya her şey kısmetledir diye, gerçekten öyle. Kullandıktan sonra iyiki de başlamışım dedim. Ürünleri önce ben kendim kullandım denemek için.Gayet güzel olduğunu görünce temsilciliğe devam etmeye karar verdim ve 2 aydır DORE'nin içindeyim.Ürünleri güvenle herkese tavsiye edebiliyorum.Çünkü hepsi BAKANLIK ONAYLI ürünler ve özellikle kremleri bence harika. Bir kullanıcı olarak herkese tavsiye ediyorum.İçerisinde MUTFAK ÜRÜNLERİ,KOZMETİK ÜRÜNLERİ ve TAKILAR VAR. Tek kelimeyle harika .
 Dore temsilcisi olmak istiyorsanız benimle iletişime geçebilirsiniz. Temsilcilik ve siparişler için iletişim adresimi yan tarafa kaydettim.
DORE YENİ KATALOĞ bir göz atayım derseniz tıklayın ;)

ürünler içinden bir kaç tanesi örnek.Diğerleri Kataloğda.

Popüler Yayınlar

iletişim için;

Etiketler

jet networking (4) göz makyajı (3) oriflame (3) DORE (2) EK İŞ (2) ağrı kesici (2) baklagil (2) balık (2) ek gelir (2) fenerbahçe (2) futbol (2) (2) kozmetik ürünler (2) kusursuz ve dik göğüsler için birkaç egzersiz (2) makyaj malzemeleri (2) pierre cardin (2) rimel (2) su (2) yüzgeç (2) şeker (2) şifalı bitkiler (2) şişe (2) ADAÇAYI (1) Dolu (1) DÜNYA KADINLAR GÜNÜ. (1) Göbek ve karın yağlarında korunmak için karışım (1) Mutfakta hijyen kuralları (1) SİRKE (1) anjin (1) antiseptik (1) avrupa networking (1) ayna (1) badem (1) bebek (1) bitter (1) bronşit (1) börek (1) büfe (1) bıçak (1) cam (1) cilt bakımı (1) deprem (1) detoks (1) dolaşım (1) dolgun dudaklar (1) doğal ürünler (1) dudak kalemi (1) duman (1) duvar (1) ekiş (1) enerji (1) et (1) ev (1) ev kadınları (1) fan (1) fang shui (1) fang shui mekan tasarımı (1) fileto (1) fındık (1) fırın (1) fıstık (1) gargara (1) gebelik (1) gece (1) gevrek (1) gögüs (1) görünmezlik pelerini (1) göz altı halkaları için (1) göz kalemi (1) gül (1) gıda ölçüleri (1) hamile (1) hediye (1) hepatit (1) hindi (1) ilaç (1) kahve (1) kakao (1) kalem (1) kapıda (1) kazanç (1) kağıt (1) kelebek (1) kgelir (1) kil maskesi (1) kozmetik (1) krem (1) krema (1) kremler (1) kristal (1) kulak ağrısı (1) kurabiye (1) kömür (1) kütük puflar (1) lezzet (1) light (1) lkelerden kurtulma yöntemleri (1) mantar (1) maymun.adem ve havva (1) merhem (1) meyan kökü (1) meyve (1) mutfak ürünleri (1) mutfakta kullanılan ölçüler. (1) muz (1) nefes (1) oje (1) operasyon (1) pane (1) para (1) parfüm (1) pembe maske (1) pet şişeden çanta yapımı (1) peynir (1) plates topu (1) pul (1) renault latıtude (1) rende (1) renkler (1) resim (1) resim kalemi (1) ruj (1) selülit gidericiler (1) sigara (1) silgibardak (1) silikon kek kalıbı (1) soğan (1) soğan'ın faydaları ve zararları (1) soğanın özellikleri (1) spor (1) stres (1) sürahi (1) süt (1) sıkılaştırıcı bakım (1) sıkıntı (1) takılar (1) tansiyon (1) tavuk (1) taşan rujlar için (1) tezgah (1) tutuklama (1) un (1) uzman (1) vefat (1) yara (1) yağ (1) yemek (1) yeryüzü (1) yumurta yağ (1) zeytinyağı (1) ÖYKÜ (1) ÜZÜM SİRKESİ (1) çanta asacağı (1) çerçeve (1) çeşni (1) çikolata (1) çiçek (1) çocuk (1) ölüm (1) ülser (1) Şeker Hastalığı (1) ŞİFALI BİTKİLER (1) şike (1)